Recent Changes - Search:

Ozan ŞİAR

Güncel Yazıları

Klipleri, Besteleri mp3, Konserler

Kitapları Yurt içi Uluslararası Basında

Sanat Kültür Ödülleri

Sinema Diziler Şafak, Şirin, Ozan ŞİAR Ağdaşan

Resimler, Ödüller SAHTURNA Kültür Konuk Defteri

.

GuncelYazilari

Ozan ŞİAR Yazı ve Şiir Bahçesinden bir demet: Gazete Köşe yazısı 'SEVDAMIZ GÜNEŞTİR; AY Selam Durur'!

Güncel Yazi, Siir, Müzik, Arastirma: Ozan Siar Agdasan Sah Turna SAHTURNA)

ÇIĞLIK!..

Erimiş kurşun gibi içimi yakan mazlumların acısı, dostluğa ve esenliğe varmanın sancısı kıvrandırır durur benliğimi, dağlar yüregimi!.. .Yer küremizin neresinde olursa olsun; Insanlığın bu dramına sessiz kalınamaz, kalmamalı da. Kendisine ‘Insanım’ diyenler. Bilindiği üzere, insan olabilmenin de koşulları, bir yolu yordamı vardır. Yoksa, insan canlısından ‘birkaç damla hücreden’ oluşmakla... İnsan olunmuyor. Hele ki,‘Can’ hiç olunmuyor! Hayvanlar aleminin paylaşımını, sevgisini görünce, biz Insan kardeşlerin bunca bireyciliğine ve etrafında olup. bitenlere karşın, neme lazımcılığına, sorumsuzluğuna ne demeli?! Evet dostlar, birşeyler yapmak gerekli... Herşeyin pahalı, ama ‘insanın ucuz’ olduğu memleketimizde ve dünyada. İnsan Onurunu ayaklar altından çıkarmak için mücadele etmek, işin ucundan tutmak gereklidir! Canlar, hiç bir şey elinden gelmeyenler; bari bir ‘ÇIĞLIK’ atsınlar! Ses’e ses katsınlar... Bu güncel-dramatik temayı işleyen yazımızı, değerli Kadın Halk Ozanımız Aşık ŞahTurna üstadımızın güzel yorumu ve turna sesiyle kollektif ürettiğimiz güncel bir eserimizle süsleyelim dostlar, canlar ...

                   ÇIĞLIK!...
  İnsanlık gemisi batıyor suya
  Haydi bire DURMA zamanı değil
  Ateş sardı baca, dalma uykuya
  Boşa hayal KURMA zamanı değil!
           Feryat ediyorum, duyum sesimi
           Çığlığımı, bari; son nefesimi!...
  ‘Adalet’ yaralı, ‘Sevdalar’ kesir
  ‘Barış-Kamber’ tutsak, Arzular esir
  Kafiye ahenksiz, boşlukta nesir
  Geç peşrevi, ZURNA zamanı değil

          Beş kıta’da siyah-beyaz, al-sarı
          Doğsun güneş, erisin kışın karı
          Ağlatma, dağlatma Ozan Şiar’ı
          Boş boşuna YORMA zamanı değil!
    Feryat ediyorum, duyun sesimi
   Çığlığımı, bari, ‘son nefesimi’!

Söz ve Müzik: Halk Ozanı Aşık ŞİAR Ağdaşan Yorum-Sanat Yönetmeni: Halk Ozanı Aşık ŞAHTURNA Sevgili Canlar,İnsanlığın paylaşımcı kültür mirasını bozanlar her zaman olagelmiştir. Kendinden, çevresinden, toplumundan, memleketinden ve dünyamızdan sorumlu olanlar; bir ayağımız bulunduğumuz ülkelerde, ama bir diğer ayağımız da memleketimizde, doğduğumuz topraklarda olmalıdır! Yani, ayağımız betona değil, toprağa basmalıdır! Doyduğumuz ve doğduğumuz topraklar...Her ikisi de kutsaldırlar. Birine saplanıp, diğerinin tuzağına düşmeden, uzağına savrulmadan!...

        ÖLÜM ÇANLARI ÇALARKEN!.
  Ölüm çanları çalarken
  Ben nasıl mutlu olurum?
  Kan toprakları sularken
  Ben nasıl kutlu olurum?..
          Doğan doğduğuna pişman 
          Pusuda yatıyor düşman
          Milyonlarca mutsuz insan
          Ben nasıl mutlu olurum?      

 Tel örgüler kanlı pusu 
 Kaçtı dünyanın uykusu
 Ülkemde ‘açlık ordusu’
 Nasıl Umutlu olurum?
            Dünyada aç milyon milyon
            Atoma rest çekti, ‘nötron’ 
            Bas düğmeye, dünya’ya son 
            Ben nasıl mutlu olurum?

 Şah Turna'nın intizarı
 Ay geçti, gün oldu yarı
 Ortadoğu kan pazarı
 Ben nasıl kutlu olurum
 Biz nasıl mutlu oluruz!?..
             Söz ve Müzik: Halk Ozanı Aşık ŞAH TURNA  

Artık, zaman ve zemin tüneli de daralmak üzeredir. Tarihe bir daha kara leke ile geçmenin ağır vebalini taşıma takatı kalmadı. Yüreği bu kadar da, taş parçası-katı olamaz-olmamalı insanlık. Şayet, bir nebze olsun duygu, yürek taşıyorsa...? Ancak, torbaya büzülmüş ceset taşıyor böyleleri olsa-olsa... Başkaları acılar-ızdıraplar içindeyken. Sefil çocuklar ağlarken kendisi gülen; İnsan olamaz herhalde! Savaşta napalm bombalarında cesetleri parçalanan, elini-gözlerini kaybeden bebelerin yürek parçalayan vahşet görüntülerine duyarsız kalmak...İnsan denir mi bunun adına?!.. Hangi insan?.. İnsanlık bu kadar düşürülmüş, ağır-utanç çukurundan çıkarılmalıdır! Artık, zaman ve zemin tüneli de daralmak üzeredir. Tarihe bir daha kara leke ile geçmenin ağır vebalini taşıma takatı kalmadı. Yüreği bu kadar da, taş parçası-katı olamaz-olmamalı insanlık. Şayet, bir nebze olsun duygu, yürek taşıyorsa...? Ancak, torbaya büzülmüş ceset taşıyor böyleleri olsa-olsa... Başkaları acılar-ızdıraplar içindeyken. Sefil çocuklar ağlarken kendisi gülen; İnsan olamaz herhalde!

Değerli Uluslararası Kadın Halk Ozanımız Aşık Şah Turna (ŞAHTURNA) ve Ozan Şiar Güncel Makale- Köşe Yazıları ve Şiirleri Uçurtmamiz Uçar Gider Dergi Berfin Bahar

Köse Yazisi, Siir, Beste, Ozan SiAR Agdasan Asik SahTurna

Uluslararasi Avrupa Birligi Tema Güncel yazi: Ozan Siar, Sah Turna Müzik-Edebiyat

BİZ AB’ye değil, AB BiZ’e GİRECEK galiba!...

Bizim gibi Şark ve Ortadoğu toplumları, değer yargılarında genellikle normal olmayan uçlarda dolaşırlar. Bir olguyu’ ya hep’, ‘ya da hiç’ mantığıyla; daha doğrusu mantıksızlığı ile değerlendirmeğe tabi tutarlar. Yazılanları birçok somut örneklerle kanıtlamak mümkündür. Örneğin, memleketimizde ve uluslar arası arenada gündemdeki ana temalardan birisi olan AB konusunu ele alalım. Bu konuda da, genellikle somut olgulardan uzak ve duygusal davranılır. Ya hep, ya da ‘hiç’ kutuplaşmalarda; kutupsuzluk yolu seçilir. Pusulasız gemi menzil almaz, yolda kalır; azgın sularda kimi zaman batma tehlikesi geçirir, ehliyetsiz kaptanların elinde!... Bir kesim, evrensel özellik ve güzelliklerin odak noktasını, İnsan Hakları’nın temel değerlerini görmezden gelip; AB’nin her adımını ve çağdaş istemlerini ön yargıyla reddedip; kesin karşı çıkarlarken…Diğer bir kesimi de, AB’nin her talebini adeta kurtuluş reçetesi olarak görüp, sorgusuz-sualsiz dört elle AB’ye sarılanlar teşkil ediyor. Oysa, her iki keskin sirke de küplerine zarar verirler. AB, ne peşinen idam edilmesi gereken bir katildir, ne de hep diğer ülkelerin ve insanlığın esenliğine çalışan bir iyilik meleğidir. Burada, karşılıklı çıkar ve ortak değerler sistemi söz konusudur… Zaten,’ insanlık ortak paylaşım ve esenlik bahçesinde açan gülleri’ demet oluşturana dek, hayli zaman ve belki de bir asır gerekecektir. Yer kürede adaletli, insancıl ve barışçıl bir düzene varmak için, tarihin tekerleği öyle hızlı dönmüyor. Pek çok acılara, haksızlıklara, yolsuzluk ve yokluklara gark edilen insanlık adına nice bedeller ödendi ve de ödenmeğe devam ediyor! Kaldı ki, her Barış diyenin ‘gerçek Barışçıl olmadığı’ gibi; her hak-adalet vs. ulvi kavramların içini boşaltarak; hakkaniyetlik taslayan kimi devlet, kurum ve kişilerin de ‘adil olmadıkları’ görülmektedir ibret verici örnekleri ile… Gelelim asıl konumuza, bu gidişle biz AB’ne değil; ‘AB bize girecek!’ galiba. Bu gibi önemli gündem maddesini oluşturan temalar için birçok yazar dostlarım kalem oynatmaktadırlar. Makalemizi, M. Balbay’ ı çağrıştıran yazıya yer vererek sürdürmek istedim: ‘Türkiye’ye yönelik belirsizliğin bir yansıması da AB’nin 2007-2013 bütçe taslağının hazırlanması sırasındaki tartışmalar oldu. Sızan bilgilere göre Türkiye’ye 1 milyar Euro verilecek. Niçin? Belli değil! Sadık kalması için sadaka olabilir mi? Polonya müzakereler sırasında yılda 2 milyar Euro almıştı. Nüfusa dayalı hesaplama yapıldığına göre Türkiye’nin en az 3 milyar Euro alması gerekir…AB’nin Türkiye’ye serbest dolaşım hakkını, tam üyelik sonrasında bile uzun süre vermeyeceği konuşuluyor. Oysa Türkler, AB deyince ilk serbest dolaşımı anımsıyor. ‘Serbest dolaşım’ı da ‘serbest dol aşım’ anlıyor. AB’nin son dönemde Türkiye’den istedikleri, Türkiye’nin daha demokratik hale gelmesi kaygısından daha farklı bir içerik taşıyor. (Devranı kendine döndüren çarklı ve ark'lı bir içerik taşıyor- Ozan Şiar). Sıkça AB’nin bir Hıristiyan kulübü olmadığını kanıtlamağa çalışan AB yetkilileri, Türkiye’den Heybeliada Ruhban okulu, Patrikhane başta olmak üzere dini değerlerine yönelik istemlerde bulunuyor. Bunlar ibadet özgürlüğüne dayalı olarak istenebilir. Ancak istemden isteme fark var. AB bunları ‘olmazsa olmaz’lara katıyor. Türkiye’de demiryolu alt yapısı olmayabilir; AB açısından sakıncası yok. Türkiye’de sağlık hizmetleri yer –yer 3. dünya ülkelerini andırabilir; AB açısından sakıncası yok. İşsizlik rakamları AB ortalamasının çok üzerinde olabilir; AB açısından sakıncası yok... Asıl olan, AB’nin kendi kültürel-dini değerlerinin Türkiye’ye girmesi olursa; sık- sık yaptığımız benzetme yaşama geçiyor demektir: Biz AB’ye değil, AB biz'e girecek!’ Bu güncel makalemizi, veciz şekilde dile getiren güzelim bir yapıtımızla süsleyelim...

           DÜNYA YAKINLAŞTI-DOSTLUK UZAKTA!...
           En yakının bile IRAK oldular!              
           Paylaşım benlikte, sevgi tuzakta               
           Ancak, Yılda bir kez UĞRAK oldular
                Dünya’ya soyunur, kendin yuyamaz 
                Ülke fetheder, üç kuzu yayamaz...
                Dava, emek-hak der; lokma kıyamaz
                Aşk bağları soluk, ÇORAK oldular!

          Dost bu nasıl dava, nasıl yarıştı? 
          Gül sarardı, diken ile sarıştı           
          Ak’la- kara birbirine karıştı        
          Çağlayan ırmaklar KURAK oldular!
     Çekildi göz feri, bir hoş  bakmıyor  
     Söndü ne ocaklar, sevgi yakmıyor  
     Şiar yağmur, bulut şimş
     Onurlar matlaştı, MUĞLAK oldular    

        En yakının bile IRAK oldular
        Aşk bağları soluk ÇORAK oldular…! 
           Söz ve Müzik: ŞİAR Ağdaşan  
           Düzenleme ve Yorum: Ozan Şah  TURNA (Şahturna)         

Evet sevgili okuyucular, değerli dostlar, bizler hala Avrupa kapılarında hayal-meyal beklerken; bu gidişle, BİZ AB’ye değil, ‘AB BİZ'E GİRECEK’!galiba..

Felsefe Köse Yazisi, Siir, Sosyal Ozan Siar Asik Sahturna

BAZI BALIKLAR DOĞDUKLARI YERE DÖNERLER...

Gerçek çok yönlü sanatçı-aydın olan, doyduğu yerle, doğduğu yerin sentezine varabilendir. Her toplum ve halk kesimleri benzerli-benzersiz; ama İNSANLIK ‘TÜM’ olmalıdır... Ayrıca, sanat ve yaşam başkaları ile paylaşmaktır... Yüreği hapis olanlar, kuramazlar Özgürlük Sevdasını. Süremezler İnsanlık davasını. Gözünden hiç yaş akmamış olanlar var. Başkalarının derdi için, hiç bir şey yapamayanlar olduğu gibi; yüzleri kızarmayan robotlar vardır. Böylelerine(hoşgörün) hayvan bile denemez. Çünkü, hayvanlara hakaret olur bu değim. Yavrusu için, hatta başka hemcinsleri için göz yaşları döken hayvanlara tanık olmuşuzdur... İnsanlık bu kadar düşürülmemeli...Yemek-meyve yerine, kuru ekmek yedirilen insanların dramını görmezlikten gelmek..! Ya da, çocuğuna bir portakal dahi götürememenin ezik duvarları içinde çırpınan Anne-babanın hali, acıklı dramı!... Sevgili Okuyucularımız, Ozanca güzel sözü sizlerle de paylaşayım dedim: İNSAN ÇEŞİT ÇEŞİT, YER DAMAR DAMAR... Kimisi ot yer, kimisi et yer, kimisi halt yer...Ama, kimileri de biribirlerini yerler... İnsanlık biribirini yemeden, dostluk sevgi ve paylaşım güllerinin katmer açtığı ‘YERYÜZÜ BAĞINDA’ yaşamak adına...Sevgiyle kalın!...

   Aşık Şah Turna  ŞAHTURNA Kültür Sanat Evi     www.Sahturna.com     
   Ozan@Sahturna.comOzan ŞİAR Ağdaşan www.siarcan.com info@siarcan.com 

                  SEVDADAN DA ÖTE! 
         Değil heves, değil tutku, 
         Aşkım SEVDADAN da Öte, 
         Yarınlara sarkar ‘utku’ 
         Derman DEVADAN DA Öte! 
                  Poyraz eser, güller n’ider?..
                  Volkan kaynar, taşar gider
                  ‘Sarp dağları aşar gider
                  Yolum OVADAN da Öte

        Aşk ekinim harlı harman 
        Yar’la yaralandı derman 
        Gönül dinlemez ki ferman 
        Şiar, DAVADAN da Öte!.... 
  Söz ve Müzik: Ozan Şiar Düzenleme: Aşık Şah Turna www.sahturna.com 
  Vokal-Yorum, Almanca: ŞAFAK ve ŞİRİN Ağdaşan 

Bir söz vardır: Değirmen iki taştan; muhabbet ve sevgi iki baştan... Sevgi doğanın ikinci bir güneşidir! Gönül-dostluk ve yaşam ocağında kavrulduk, dört aleme savrulduk... Omuzlarda geceleyin karanlıklar-ay batar; ama güneş doğar. Sevginin sıcaklığı ısıtır, yürekleri, ezgili-sezgili erekleri... Sonunda güzel ve güzellikler kazanacak. İnsanın kendisi üzerinde zaferi olacaktır! Işık dolacak karanlık ve paslı gönüllere. İsli, puslu beyinlere. Zaten, yaşam, umut ve sevgi; paylaşım değil mi?

   Sevgiyle kalın, dostça ve hoşça kalın, umudunuz solmasın!... 
 Ozan ŞİAR Ağdaşan, Aşık Şah Turna (ŞAHTURNA)      
Edit - History - Print - Recent Changes - Search
Page last modified on October 18, 2006, at 05:39 PM